catch
Ingliz tili catch nima?, Ingliz tili - Turkcha lug'at catch bu nima degani?
n. yakalama, tutma av; aldatmaca, voli, kâr; kilit dili, kanca, hile, bityeniği, tuzak; topluca söylenen şarkı
————————
v. yakalamak, tutmak, yetişmek, basmak, baskın yapmak, kapmak, gafil avlamak, edinmek (alışkanlık), cezbetmek, çekmek, enselemek, anlamak, kavramak, tutunmak, yakalanmak, tutuşmak, maruz kalmak, takılmak, vurmak, tokat atmak, çalışmak (mekanizma), sıkışmak, geçmek, bulaşmak
* * *
yakala
* * *
[kæ ]
1. past tense, past participle - caught; verb
1) (to stop and hold (something which is moving); to capture: He caught the cricket ball; The cat caught a mouse; Did you catch any fish?; I tried to catch his attention.) yakalamak, tutmak
2) (to be in time for, or get on (a train, bus etc): I\'ll have to catch the 9.45 (train) to London.) yetişmek
3) (to surprise (someone) in the act of: I caught him stealing (my vegetables).) kıstırmak, suç üstü yakalamak
4) (to become infected with (a disease or illness): He caught flu.) kapmak, olmak, tutulmak
5) (to (cause to) become accidentally attached or held: The child caught her fingers in the car door.) sıkış(tır)mak, kaptırmak
6) (to hit: The punch caught him on the chin.) vurmak, çarpmak
7) (to manage to hear: Did you catch what she said?) duymak, işitmek
8) (to start burning: I dropped a match on the pile of wood and it caught (fire) immediately.) yanmaya başlamak, tutuşmak
2. noun
1) (an act of catching: He took a fine catch behind the wicket.) yakalama, tutma
2) (a small device for holding (a door etc) in place: The catch on my suitcase is broken.) kanca, sürgü, kol
3) (the total amount (of eg fish) caught: the largest catch of mackerel this year.) yakalanan / avlanan miktar
4) (a trick or problem: There\'s a catch in this question.) bityeniği, oyun, dümen
•
- catching
- catchy
- catch-phrase, catch-word
- catch someone\'s eye
- catch on
- catch out
- catch up
yakala
/keç/ e. tutmak, yakalamak; avlamak, yakalamak, tutmak; ansızın bulmak, birdenbire fark etmek, görmek, yakalamak; takılmak; yetişmek, yakalamak; (hastalık) yakalanmak, kapmak, almak; çarpmak, vurmak; (ilgi/dikkat vb.) çekmek; bir an gözüne çarpmak, bir an için duymak; yanmaya başlamak, alev almak; çalışmak, işlemek, çalışmaya başlamak; duymak, anlamak, kavramak ¤ a. topu tutma, yakalama, top tutma; tutulan, yakalanan şeyin miktarı; kon. bityeniği; kilit dili be caught in the middle/cross-fire iki ateş arasında kalmak catch a cold üşütmek, nezle olmak catch all party toplayıcı parti catch fire tutuşmak catch it zılgıtı yemek catch on popüler olmak, ünlü olmak, gözde olmak; anlamak, kavramak, öğrenmek catch phrase slogan catch sb out hile ya da kurnazlıkla yenmek, aldatmak catch out yanlışını ortaya çıkarmak; aldatıp hata yaptırmak, tuzağa düşürmek; zor durumda bırakmak catch sb's eye gözüne takılmak catch up (with) aynı düzeye gelmek, yetişmek, yakalamak catch up (on) arayı kapatmak, tamamlamak, zaman açığını gidermek get caught in the middle/cross-fire iki ateş arasında kalmak
Ingliz tili - Turkcha lug'atida Ingliz tili catch so'zining Turkcha ma'nosi nima? Ingliz tili tili bo'limidagi catch so'zi Turkcha tilidagi ma'noni yuqoridan o'qingiz mumkin. catch boshqa tillarda ma'noni quyidagidan topishingiz mumkin.
Ingliz tili - Turkcha луғатида Ingliz tili catch сўзининг Turkcha маъноси нима? Ingliz tili тили бўлимидаги catch сўзи Turkcha тилидаги маънони юқоридан ўқингиз мумкин. catch бошқа тилларда маънони қуйидагидан топишингиз мумкин.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful